Yayınlarımız

Hayatımızın dümeni

Amacı olmayan bir kişi, dümensiz bir gemiye benzer – Thomas Carlyle

Dümensiz bir gemi… Düşündüm de dümensiz bir gemi nasıl olur? Rüzgârın ve dalgaların etkisi ile sürüklenip durur herhalde. İnsanın amacı olmazsa, insan da sürüklenir mi? Nasıl?

Öncelikle insan durumunun farkında değilse, ailesinden ve çevresinden gelen varsayımlarla hareket ediyorsa; kafası çok meşgulse ve birçok önemli şeyi ihmal ediyorsa; ya da işten kafasını kaldıramıyorsa, bunalmışsa… bahaneler üretmeye başlamışsa da sürükleniyordur. Ya da insan inançlarının peşinden giderek aldanmışsa… hayatını ve dünyayı değiştiremeyeceğine inanıyorsa… işte o zaman da sürükleniyor demektir.

Dümeni tekrar ele almak için neye ihtiyacımız olabilir? Rotamızı yeniden belirlemek için mesela bir GPS cihazı olsa iyi olmaz mıydı? O GPS cihazını nasıl kullanırdık? Mevcutta bulunduğumuz yeri ve gitmek istediğimiz yeri girmemiz yeterli olurdu değil mi?

1)     Mevcutta bulunduğumuz durumun farkında olmak

2)     Nereye gitmek istediğimize karar vermek

3)     Varmak istediğimiz yere doğru adım atmaya (çalışmaya) başlamak

Varsayalım ki GPS ile rotamızı belirledik ve yola çıktık. Önümüze çıkabilecek zorluklar/kolaylıklar neler olabilir? GPS cihazı bizi bu konuda nasıl destekler ya da önümüze nasıl engeller çıkarır?

GPS cihazı harekete geçtikten sonra yolda nerede/hangi konumda olduğumuzu bize bildirir. Hedefe ne kadar kaldığını bildirir. Yönümüzü kaybedersek bize tekrar yeni bir rota çizer. Yolda engeller varsa bize bildirir. Belki de bu engeller sebebi ile yolda yeni bir rota çizmemize yardımcı olur. Lakin her zaman doğruyu göstermeyebilir; bazı yeni yollar sistemde olmayabilir. O zaman da tecrübelerimize güvenmemiz gerekebilir.

GPS metaforunu hayatımıza uygularsak; hayatımızda da amacımıza doğru ilerlerken plan yapmamız için zaman ayırmamız ve düzenli bir şekilde gözden geçirmemiz gereklidir.

O zaman öncelikle varmak istediğimiz yere ulaşmak için nerede bulunduğumuzu görmemiz gerekir. Maalesef modern yaşamda, zorlukları yok saymamız için dikkatimizi dağıtacak bir sürü şey var. Neye odaklanırsak onu elde ederiz. Önemli olan, odaklandığımız geleceğin bize yeteri kadar cazip gelmesidir. Nasıl bir gelecek sizi motive ediyor?

Çoğu insan yönünü kaybedebilir. İnsanlar nedenlerini kaybettiğinde yönlerini de kaybederler. Bu amaçsız olmak ve sürüklenmek ile ilgili bir sıkıntı. Her şeyi kontrol edemeyeceğimiz bir gerçektir, lakin tahminimizden daha çok şeyi kontrol edebiliriz.

Küçükken anneme yardım ederdim. Mutfaktan çay ya da kahve tepsisini taşır, misafirlere ikram ederdim. Annem ve babamın bana hep söyledikleri, tepsiye bakmamak, ileriye bakmak olmuştur. O zaman yönümü kaybetmez, önümdeki engelleri görür ve tepsiyi dökmeden (yani sürüklenmeden) misafirlere bardaklarını servis edebilirdim.

İşte hedeflerle doğru hareket etmek de böyle bir şey.

Başka bir örnek daha vereyim; yıllık tatil planlarımızı nasıl yaparız? Önce hedefimizi belirleriz; yani tatilimizi nerede yapacağımıza karar veririz. Amacımız tatil yapmaktır. Daha sonra da tatile nasıl gideceğimize yani ulaşıma, tatil zamanı geldiğinde hangi kıyafetlerimizi götüreceğimize, tatilde ne tür aktiviteler yapacağımıza gibi konularda karar veririz. Sadece yıllık bir tatil planında bunca detay varken, hayatımızın planında çok daha fazla detay olması kaçınılmazdır.

O zaman sormamız gereken soru şu şekilde ortaya çıkıyor: “Hayatım için ben ne istiyorum?” Yani, GPS cihazındaki ikinci adım gibi, hayattaki hedeflerimizi de belirlerken öncelikle sondan başlamak en kıymetlisi.

Sizi bu konuda düşünmeye davet ediyorum. Bu konuda üç güçlü soruya cevap bulmanızı öneririm:

1)     Nasıl hatırlanmak istiyorum?

2)     Neye önem veriyorum?

3)     Varmak istediğim yere nasıl giderim?

09.01.2022 / Erkan Başak

 

Piramit Gelişim

Kişisel ve kurumsal gelişiminizde yanınızdayız